garsonluk işi çalıştığınız yere göre kazancınızı değiştirir. memetcetinkaya'nın da söylediği gibi lüks bi yerde çalışırsanız tipten iyi para yapabilirsiniz. yani hesap ne kadar kabarık olursa tip o kadar fazla olur...

(genellikle)her garsonun masası bellidir. dolayısıyla ilgilendiğiniz müşteri dükkandan ayrılana kadar ondan sadece siz sorumlu olursunuz ve bıraktığı bahşiş size kalır. bu durumda müşteriler yemek boyunca kendileriyle ilgilenecek garsonu tanımak ister. eğer sizi severlerse bırakacakları bahşiş de artar. dolayısıyla müşteriyle iyi ilişki kurmak çok önemli...sohbetinizden hoşlanırlarsa iyi para bırakırlar, hatta sırf bu yüzden dükkana bi dahaki gelişlerinde özellikle sizin masanıza oturmak da isteyebilirler... sohbet konusunda, amerikalıları ve dükkanınızın müşteri profilini tanıdıkça kendinizi geliştirirsiniz. her ne kadar bir amerikalı kadar iyi ingilizce konuşamasanız da watçı olduğunuz için bi takım avantajlara sahipsiniz. öncelikle çok uzak bi ülkeden gelip orada çalışıyo olmanız bile başlı başına bi merak konusu uyandırır bazı amerikalılar için. bunu kullanmak lazım... ülkenizle ilgili bi şeyler öğrenmek isteyen meraklı amerikalılara da denk gelebilirsiniz...onun dışında yaşlı insanların üni öğrencisi olduğunuz için size ayrı bi ilgi gösterdiği de olabilir. çünkü amerikan gençliği arasında üni okumak burdaki kadar yaygın değil...

sonuç olarak garsonluk bireysel bi iştir. ama diğer restoran işlerine göre daha zevklidir. her müşteri yeni bi heycandır