JFK HAVAALANI
Şişman polis memuru bir sen eksiktin amerikada der gibi yüzüme baktı.yorgun gözlerle yüzüme vizeme baktı.parmak izi mi kontrol etti.I 90 formumu imzaladı.ve artık resmen amerikadaydım saat gece 3.00 cebim de 500 dolar toplam 500 lira limitli 2 kredi kartı ilk alışverişimi poaça tarzı tatsız tuzsuz bişi ve aşırı tatlı sütlü kahveyle yaptım.14 saat sonra ilk sigaramı içtim.adamın biri elindeki valizi açtı o da ne için den 1 köpek çıktı meğerse o köpekle için özel taşıma çantasıymış.daha önce hiç görmemiştim.köpek mezarlarını da ilk kez amerkada gördüm.köpeklerin saltanat sürdüğü bir memleket.neyse türkiyedeyken ayırtığım ny-cleveland 100 dolarlık biletimi almaya delta hava yollarına gittim airtrain le.deltanın kendi özel binası var.ordaki siyahi bayan biletimin rezervasyon süresinin dolduğunu ve yeni biletin 400 dolar olduğunu söyledi ilk uçak sabah 9.00 daydı.o kadar param olmadığını öğrenci indirimi falan olup olmadığını sordum.kadın son anda bilet alson böyle olur.işte dedi.sonra bana 370 dolar dedi.hala pahalıydı.biraz daha dolaşıp diğer hava yollarına baktım .döndüğümde kadına bir şeyler yapıp yapamayacağını sordum bi kaç yeri aradı ve sonunda 280 dolara bileti aldım.200 dalorı peşin 80 doları maximum kartla verdim.ve jfk da dört dönmeye başladım.ciee yi aradım geldiğimi söyledim.türkiyedeki şirketimi de aradım.tabi ilk önce ailemi aradım.havaalanında calling card vermişlerdi onun tamamını kullandım.ve saat 8.00 de deltanınbinasına gittim ve uçağı beklemeye başladım.orada da başka eyaletlere giden türkler vardı ve 100 metre öteden anlıyodunuz türk olduklarını.uçağa bindim bu sefer körükle değilde direk uçağın yanından çıkan bir merdivenle bindik uçağa küçü kbir uçaktı ve ikram kraker ve meyve suyuyla sınırlıydı film falanda koymadılar zatn 2 saat olmadan cleveland semalarındaydık yukardan öbe öbek ağaçlar ve düzgün dizilmiş evler her 50- 60 evin yanında bir park. baseball ve football sahası.bu görüntü clevelanda hayran kalmam yetti.inmeye 5 dakika kala hostese iş adresi mi sorum oraı bilmiyodu ama türkçe merhaba nasılsın demeyi biliyordu çok sempatik yaklaştı daha önce istanbula uçmuş ve çok beğenmiş.ve nihayet clevelad hopkins havaalanındaydım yine ilk işim sigara içmek oldu bu sefer yamyam bi taksici nereye gideceğimi sormadı.insanlar ny takinden daha sakin ve sıcakkkanlıydı.50 cent atıp beni oradan alacak kişinin cep telefonunu aradım ama sesli mesaj servisi çıktı.sonra bi çocuk geldi.cedar pointe gidecekmiş onuda almaya gelen olmamış telefon açamayıda bilmiyo.bende de onda bozuk para yok kadının birine 5 dolar uzatıp bozmasını istedim. 2 tane 50 cent verip bir şey istemedi teşekkür ettik o çocuğa da cevap veren çıkmadı.ordaki bi adama nasıl gideceğimizi sorduk ben trenle 30 dakka gittikten sonra otobüsle 35 dakkada işyerime varabilirmişim.ama diğer çocuğun gideceği yere bir vasıta yokmuş adam çocuğu götürebileceğini söledi o gitti.bende trene doğru yol aldım.tren dediysem bizdeki banliyo treni gibi ama makinisti yok.5 dolar verdim görevliye bir makinaya attı parayı makina bozuk olarak geri verdi. 2 dolar atıp turnikeden geçtim ve trene bindim.ilk bindiğimde bir afiş dikkatimi çekti şüpheli bir şey görürseniz 911 i arayın 11 eylül olayları baya korkutmuş maerikalıları ormanın ve küçük kasabaların arasından sıyrılıp yer altıan inidik tower city last station.konyada ki kule site gibi ama altında tren garı var . 3 kat çıktıktan sonra cleveland merkezdeydim.hemen bir sigara daha yaktım.otobüs durağına gittim.bir zenci yaklaşıp sigara istedi 1 -2 tane kalmıştı vermedim.hangi otobüsün nhms hosta gideceğini sordum f11 di sanırım.beklemeye başladım. sarı tişörtlü telsizli bi adam var dı üstünde city help yazıyodu ona sordum otobüs ne zamn gelir diye hemen telsizle bir aradı gayet ciddi bir şekil de bana yardımcı oldu.ve saat 14.40 tı 15 .00 de otobüsüm geldi zenci ibir bayan sürüyodu otobüsü.10 dolar çıkardım 2.75 miş tek gidiş sınırsız bilet 4 dolar.kadın bozuk olup olmadığını sordu yok dedim. yabancı olduğumu öğrenci olduğumu söledim geç otur dedi. 40 dakka sonra sonra sondurağa geldik. kadın 20 dakka düz yürü senin şirket orda dedi elimde valizlerle kan ter için de hms host towpath travel plazaya vardım.
devamı yakında...
hms host towpath travel plaza
leş gibi olmuştum. terden yorgunluktan susuzluktan.deodorantımısıkıp bir sigara yakıp seyre daldım yeni işyerimi.bizim turistik dinlenme tesisleri gibi bir yer petrol istasyonu ,fastfoodlar,wc banyo çamaşır makineleri ,hediyelik eşya dükkanı herşey vardı. akrondan clevelanda gelenler yada pittsburgdan clevelanda gelenler dev otobandan yolu geçenler için bir durakrtı burası benim içinse ekmek teknesi 3 ay sürmesini umduğum yeni mekanım.sigara mı bitirip içeri girdim.ilk gördüğüm kişiye hms host nerde diye sordum kfc yi gösterdiler.orda kevın vardı çalışma arkadaşım.onu daha tanımıyodum ona sordum linda farrel a görüşecem diye ne biliyemi linda ohio bölge müdürüymüş mağaza müdürü mary geldi yüzünde telaşlı bi ifade sen kimsin dedi anlattım belgelerime baktı otele git dedi bilmiyorum oteli dedim. şurda otur bekle dedi. sanki gelmemden çok memnuniyetsiz bir ifadesi vardı. oturduğum gibi kafamı masay koyup uyumaya başladım.hey wake up we are going konuşan ekvadorlu bir kızdı.adı gisela neyse kırmızı bir minübüs kapıdaydı.içeri girer girmez selamğn aleyküm kardeş dedi bir kafam dönmüş aleyküm selam dedim fatihti konuşan gidene kadar konuştuk.ve sonunda motelimize geldik holiday inn in yanında howard johnnsan motel minübüsten inip odama yerleşmeye başladım.
devamı yakında....
HOWARD jOHNNSAN MOTEL
O da yaklaşık 80 metrekare büyüklüğündeydi.oda da 2 tane çift kişilik yatak bir televizyon,buzdolabı ütü ve masası ,masa,2 sandalye ,banyo,mikrodalga,ve elbise dolabı vardı.o da arkadaşlarım 2 türktü biri kayserili diğeri ordulu ordulu olanla türkiyedeyken msn de tanışmıştık diğeriyle orada tanıştık.ikiside kafa dengiydi.hemen yattım 2 saat uyumuşum kalktığımda diğer türklerin yanına gittik.fatih.aytaç,ali,mustafa ve gözde hepsi ıspartada öğrenciymiş.herşey önce bir hayal bir rüya gibi geldi bu jetlag olayı beni fena sarstmıştı.bana oteli gezdirdiler.howard johhson ın yanında holiday inn express hotel vardı.bir tane ortak bilgisayar,havuz jakuzi sauna spor salonu ve yemek salonundan bizde ücretsiz yararlanabiliyoduk tabiiki sınırsın ücretsiz kahve ve çaydan da.otelin dışında pilot benzin istasyonu vardı ve 5 dakika uzaklıktaki tek market ve wendy's ordaydı.sigara aldık winston 4.30 dolar ama if you buy 2 packet u save 1 dolar yani 7.60 dolara 2 paket winston aldım.değişik bi dizaynı vardı hem soft hem box yandan açılabilen winston box yapmışlar.saat 11 gibi herkes yattı bende yattım sabah 6 da kalktık ve işyerimdeki ilk gün için yeni güne uyandım biraz heyecan vardı tabii...
devamı yakında...







Alıntı
Bookmarks